Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2019 Perşembe


BÖLÜCÜLÜĞE TAVİZ VERİLMEZ!

HDP eş başkanı Sezai Temelli’nin ifadesi şu:

"Hep burada HDP meselesi, HDP ile olan mesafe ve ilişki meseleleri muhalefet partileri için sorun oldu.
Mansur Yavaş da bilecek ki seçilmişse HDP oylarıyla seçilmiştir. HDP'lileri yok sayarak, Kürtleri yok sayarak, Ankaralıları yok sayarak siyaset yapamaz. O da işte bizim gücümüzdür.
Ekrem İmamoğlu seçilmişse bilecek ki o kentte yaşayan 3 milyon Kürt'ün oyuyla seçilmiştir. Kürtlere rağmen siyaset yapamayacağını bilecektir.
Yapmaya çabalarsa zaten siyaseten bir karşılığı olmayacaktır. O kentin belediye başkanı olmayacak, o olsa olsa o kentin kayyumu olur.''

Bu ifade, CHP ve İYİP’in halkın gözünden saklamaya çalıştığı CHP, İYİP ve HDP ittifakını gözler önüne seriyor. Bu bir…

İkincisi, Temelli açıkça bölücülük yapıyor. Seçmenleri etnik kimliklerine göre ayırıyor. 3 milyon oyu da cebine koymuş, bir kısmını İmamoğlu’na, bir kısmını Yavaş veriyor ve karşılığında HDP’ye yani PKK’ya hizmet edilmesini istiyor.

Temelli’ni 3 milyon dediği Kürt kökenli vatandaşımızın oyu kimsenin ipoteğinde değildir. Zaten verilen oyların Kürdü, Türkü olmaz. Kürtlerin oyu ayrı diyenlere yüz verilirse, biraz daha ileri gidip madem ki oylarımız ayrı meclisimiz de belediyemiz de ayrı olsun der.

İSTEMEM YAN CEBİME KOY

CHP, İmamoğlu ve Yavaş’ın da bu ifadeye tepkisi “istemem yan cebime koy” şeklinde oldu.

Atatürk’ün partisiyiz diye övünenlerin haline bak. PKK ağzı ile konuşan bir adama, sus bre adam! Sen milletimizi nasıl Kürt, Kürt olmayan diye bölersin, bizim PKK ağzı ile konuşanlarla işimiz olmaz diyemiyorlar. Yüklendikleri görev gereği Kürt kökenli vatandaşlarımıza değil de PKK/HDP’ye hizmet etmenin yolunda yürüyorlar.

BU NASIL ATATÜRK’ÜN PARTİSİ?

Bu nasıl CHP? Atatürk ile ilgileri kalmamış. Hatta onun ötesinde Atatürk’ün savunduğu değerlere saldırıyor, saldıranlarla bir oluyor. FETÖ kumpası ile başa geçmiş bir Genel Başkan, yöneticileri içinde CIA belgelerinde isimi geçen bir ajan, Seyit Rıza’nın heykeli önünde saygı duruşunda bulunan milletvekilleri, Atatürk’e hakaret eden yöneticiler, Ermenilere soy kırım yaptık diyen ahmaklar, PKK/HDP’li belediye başkanı, meclis üyesi adayları; işte CHP’ye bakınca görünen tablo bu.

CHP’de ne “Cumhuriyetçilik”, ne “Milliyetçilik”, ne “Halkçılık”, ne “Devletçilik” ne de “Devrimcilik” kalmış. Bir parça laiklik var ama o da tartışmalı…

SEÇİMLER ÖNEMLİ

Ne yazık ki, bunu algılayamayan yüz binlerce insan hâlâ CHP’ye Atatürk’ün partisi diye oy veriyor. Bir kısım seçmenler de AKP gitsin de kim gelirse gelsin düşüncesi ile HDP’ye hizmet ediyor.

AKP ve Erdoğan ise, yetkisi olmasına rağmen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı’na HDP kapatılsın diye dosya sunmuyor. Sunmadığı gibi devlet bütçesinden 92 milyon TL para veriyor.

Medya da Atatürk ilkelerini benimseyen ve savunan Vatan Partisi’ni halktan gizlemeye çalışıyor. Kırk katır mı, kırk satır mı misali halkın önüne iki ittifak koymuş “ya ona ya buna” diyor.

Bölücülüğe ve içine düştüğümüz ekonomik krize tek çare Vatan Partisi ve onun programlarıdır. Bunu milletimiz er geç anlayacaktır ve işte o zaman Türkiye bu zor günlerde bir birleşerek ve üretim devrimi yaparak çıkacaktır. O günler de yaklaşmaktadır.

16 Mart 2019 Cumartesi


PARTİLERİNE ZİNCİRLERLE BAĞLANANLAR

Türk siyasetinde en büyük sorun nedir derseniz, derim ki, en büyük sorun insanların kendilerini tuttukları partilere zincirlerle bağlamalarıdır. Bağlanmışlar çözemiyorlar. Partilerinin hatalarını, eksikliklerini, yanlışlıklarını göremiyorlar; görseler bile bir bahane bulup inkar yönüne sapıyorlar. Böylece zincir çözülmemiş oluyor.

Bunun en iyi örneği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde görünüyor.  Büyük çoğunluk ya körü körüne Mehmet Özhaseki diyor ya da Mansur Yavaş.

ÖZHASEKİ’Yİ BİLİYORUZ

Özhaseki, daha önce Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı, icraatları ortada:

Şehri beton yığınına döndürdü. Rantın şehir planlamasını nasıl etkilediğini görmek isteyen gelsin Kayseri’ye baksın. Yapılan 20-25 katlı binalar şehri boğdu. Yeterli yeşil alan bırakmadı. Kayseri soluyamaz oldu. Şehrin milli kimliği kalmadı. Kayseri’ye gelen burasının tarihi bir Türk şehri olduğunu anlayamaz. Anadolu’nun en üretken şehri artık üretemez oldu. Gençlerin, çocukların oyun oynayacağı, spor yapacağı alanlar, salonlar, havuzlar çok kısıtlı durumda. Trafik sorunu ise gittikçe büyüyor. Bu anlattıklarımıza rağmen, kendilerini zincirlerle AKP’ye bağlayanlar Özhaseki’ye oyunu verecek!

ATAÜRKÇÜSÜ, TÜRKÇÜSÜ, BÖLÜCÜSÜ YAN YANA

Bir de Millet İttifakı’nın adayı var; Mansur Yavaş. CHP, İYİP ve HDP’ye bağlanmışlar da Yavaş’a oy verecek.

Üç parti, üçü de birbirinden farklı. Bunları Yavaş’ın etrafında birleştiren hangi amaçtır, hangi idealdir, hangi hayat görüşüdür, hangi ideolojidir?

Ne kadar garip değil mi? Kendisini Atatürkçü kabul eden var, ben milliyetçiğim, Turancıyım diyen var, Türkiye’yi bölüp ayrı bir devlet kurma peşinde olan var. HDP’ye zincirlenenleri anlıyoruz çünkü onlar zaten Kandil’in emrinde hareket ediyorlar. Ya diğerleri?

Mansur Yavaş bunlardan hangisine hizmet edecek bilmiyoruz. Çünkü çok önemli olayların gerçekleştiği son 5 yılda Mansur Yavaş’ın gelişmelerle ilgili bir sözünü duymadık, bir eylemini görmedik.

Sayın Utku Reyhan’ın Mansur Yavaş ile ilgili şu değerlendirmelerine dikkat isterim:

“Türkiye’de 5 yıl boyunca 50 yıla sığacak olaylar yaşanırken bu zat-ı muhterem nerelerdedir? Herhangi bir millî konuda ağzını açıp tek cümle sarf etmiş midir?

Bir "hukukçu" belediye başkanı olarak, Ergenekon tertibi varken mesela, açıp ağzını Türk Ordusuna, Türk vatanseverlerine sahip çıkmış mıdır? Yoksa o sıralarda Beypazarı’nda FETÖ’ye 17 kuruşa arsa mı tahsis ediyordu?
15 Temmuz’da nerededir?
Güvenpark’ta, Merasim Sokak’ta bomba patlatan PKK’ya karşı mücadelede nerededir?
19 Mayıslar yasaklanırken, Cumhuriyet mitingleri yapılırken nerededir?  İş takibinde mi?
Neden desteklesin insanlar bu kişiyi? Sadece CHP’nin adayı diye mi? Komik değil mi sizce de?
Var mı küçücük bir özelliği?”

TÜLİN OYGÜR VAR

Ankara halkı Haseki’ye de Yavaş’a da mahkûm değildir. Vatan Partisi’nin çok değerli bir adayı var: Prof. Dr. Tülin Oygür. Gene Sayın Reyhan’ın değerlendirmelerine dönelim:

“Ne FETÖ ile ne PKK ile işi olmuş. Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcılığı dönemi pırıl pırıl olan bir Cumhuriyet kadını. Görevdeyken bile korkmamış, vatanseverlerin yanında olmuş. Çok sevdiğiniz Mansur Yavaş gibi 5 yıldır kayıp da değil, kadrolu "belediye başkan adayı" da değil. Cumhur ve Millet ittifakı Ankara adaylarının aksine, bütün Vatan Partisi adayları gibi Oygür de akçeli işlere girmemiş. Senet, sepet işlerine bulaşmamış. Halkı gibi mütevazı yaşayan bir emek dostu.
Tülin Oygür, Türk Milli Eğitim sistemine ne zaman bir gerici saldırısı olsa, kalkmış çatır çatır olması gerekeni anlatmış bir bilim insanı. Neden Tülin Oygür radarınızda değil Ankara’da? Mehmet Özhaseki ile Mansur Yavaş’ı toplayın, çarpın, karesini alın, her türlü matematiği uygulayın Tülin Oygür etmez.”

Kendisini zincirlerle partilerine bağlayan Ankaralılara sesleniyorum: Kırın artık şu zincirlerinizi. Kırın ve özgürleşin. Bu zincirler sizin idrakinizi de bağlıyor, gözünüze de perde de çekiyor. Özgürleşince Ankara için en iyi adayın Sayın Tülin Oygür olduğunu göreceksiniz ve siz de kazanacaksınız, Ankara da kazanacak…