Dün Osmanlı'dan bize kalan mirası yazmıştım, bugün Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılanları yazıyorum:
1926-1938 yılları arasında 28 büyük fabrika kurulmuştur.
Ağır sanayi üretim %152, toplam sanayi üretim, %80 artmıştır. Demir üretimi sıfırdan 180.000 tona çıkmıştır, Şeker üretimi 200 misli artmıştır. Madencilikte üretim artışları: Kömür: % 100, Krom: % 600, Diğer madenlerde % 200.
1924'de ulusal banka sayısı: 19 (15'i yabancıların); 1934'de ulusal banka sayısı: 39 (9'u yabancıların)
1923 ve 1928 yılındaki ithalat rakamları: Yatırım malları: % 6, % 36 (altı kat artmış) Ham madde % 13; %35 ( yaklaşık üç kat artış). Tüketim malları ise azalmış: % 81; % 29 (üç kata yakın azalış)
Enflasyon olmadan % 10 büyüme hızı elde edilmiştir. Bütçe denk olmuştur. İthalat ihracat dengesi sağlanmıştır. GSMH 3 katına çıkmış, kişi başına milli gelir 2 katına çıkmış.
Osmanlı borçlarından başka borç yoktur. Şeker, çimento, kereste ve deri ürünlerinin tamamı; Yünlü dokuma ihtiyacının % 83'ü, Pamuklu dokuma ihtiyacının % 43'ü, Kağıt ihtiyacının % 32'si, Cam ve cam eşyanın % 63'ü milli üretim ile karşılanmaya başlanmıştır.
Osmanlı'dan kalan ve yabancıların kontrolünde olan 4112 km demiryollarının 3387'si satın alınmış.
1938'e kadar 3020 km demiryolu daha yapılmış ve toplam demiryolu uzunluğu 7132'e çıkarılmıştır.
1923-1926 yılları arasına 27.850 km köy yolu yapılmış, onarılmıştır.
Tarım Üretiminde de artışlar olmuş::
Pamuk üretimi: 1920: 20.000 ton, 1927: 120.000 ton
Tütün üretimi: 1923: 20.500 ton, 1927: 64.400 ton
Üzüm üretimi: 1923: 37.400 ton, 1939: 40.000 ton
Buğday üretimi: 1923: 972.000 ton, 1939 3.696 000 ton
Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir avuç Cumhuriyet doktoru, sıtma, verem, tifüs, frengi, cüzzam, trahom gibi salgın hastalıklarla mücadele etmiştir.
1924-1931 yılları arasında; 40.000 trahomlu, 5 milyon sıtmalı, 350.000 veremli tedavi edilmiştir.