CUMHURİYET BİR GÜNDE KURULMADI
Evet! Cumhuriyet bir günde kurulmadı.
Yıllar süren bir mücadelenin sonunda, şehitler vere vere, engeller aşıla aşıla kuruldu.
Cumhuriyet, Türk Devriminin adıdır.
Bu devrimin çok kahramanı vardır.
Sahibi Türk halkıdır, Türk köylüsüdür.
Lideri Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Devrimin iki temel amacı vardı: “Hakimiyet-i Milliye” ve “İstiklal-i Tam”; bu amaca uzun uğraşlar sonucu ulaşıldı.Türk devrimi sonucu, 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan Cumhuriyet, 29 Ekim 1923’de ilân edildi.
29 Ekim 1923’e adım adım, aşama aşma gelindi. Hangi aşamalardan geçti sıralayalım:
Sened-i İttifak 1808,
Tanzimat Fermanı 1839,
Islahat Fermanı 1859,
I. Meşrutiyet 1876,
II. Meşrutiyet 1908,
Cihan Harbi 1914,
Meclis-i Mebusan’ın dağılması 1920,
Büyük Millet Meclisi’nin açılması ve Cumhuriyet
yönetiminin başlaması 1920,
Cumhuriyet’in ilânı 1923.
Sened-i İttifak, Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı 1 Meşrutiyet’i hazırlayan basamaklardır.
I. MEŞRUTİYET
1860'larda bir aydın hareketi olarak Genç Osmanlılar ortaya çıktı. Namık Kemal, Ziya Paşa, Şinasi, Ali Suavi, Ebüzziya Tevfik, Ahmed Midhad gibi aydınlar, Avrupa ülkelerindeki anayasal monarşilerden etkilenerek Osmanlı İmparatorluğu’nun meşrutiyet ile yönetilmesi gerektiğini savundular.
Mithat Paşa ve arkadaşları 30 Mayıs 1876'da Abdülaziz'i tahttan indirerek yerine V. Murat'ı geçirdiler. Daha sonra, Abdülhamid tahta oturdu ve 23 Aralık 1876'da Kanun-i Esasi’yi (anayasa) ilan etti. Böylece meşruti yönetime geçilmiş oldu.
93 Harbi devam ederken, II. Abdülhamid, 14 Şubat 1878 günü meclisi feshetti. I. Meşrutiyet 1 yıl, 1 ay 21 gün devam edebildi.
1876 ANAYASASI VE ÖZELLİKLERİ (KANUN-İ ESASİ)
Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk ve tek anayasasıdır. İki meclisli bir anayasadır. (Meclis-i Ayan ve Meclisi Mebusan). Heyet-i Ayan üyelerini Padişah seçer. Meclis’i feshetme yetkisi Padişaha aittir. Yasama ve Yürütme yetkileri Padişah’ın elinde toplandı.
Yürütme organı Bakanlar Kurulundan oluşmaktadır. Yürütmenin başında Padişah vardı. Padişahaın sürgün yetkisi vardı.
Bu dönemde, egemenlik Padişah’a ait. Saltanat, halifelik de dahil olmak üzere Osmanlı ailesinin en büyük evladına ait. Padişah İslam dininin koruyucusu ve halkın hükümdarı. Padişahın yetkisi çok, sorumluluğu yok. Hükümet meclise değil, padişaha karşı sorumlu.
II. MEŞRUTİYET
İkinci Meşrutiyet, Osmanlı Anayasası'nın, 29 yıl askıda kaldıktan sonra, 24 Temmuz 1908'de yeniden ilân edilmesiyle başlayan ve Mebuslar Meclisi'nin Mehmed Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920'de tasfiyesi ile sona eren dönemdir.
1878’de Meclis kapatılmış, Kanun-i Esasi «şeklen» de olsa yürürlükte kalmıştı. II. Abdülhamid, 30 yıl süren mutlakıyet dönemini başlatmıştı.
3 Temmuz 1908 günü Resne’de Kolağası Niyazi Bey’in 200 asker ve 200 sivilden oluşan bir çete ile dağa çıkması ile ihtilal fiilen başladı. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin manastır merkezi, padişaha, Kanuni Esasi’yi yürürlüğe koymasını ve 26 Temmuz’a kadar Meclisi Mebusan’ın açılmasına izin vermesini isteyen bir telgraf çekti.
Eyüp Sabri kumandasındaki Ohri Taburu ile Niyazi Bey komutasındaki Resne taburu 22 Temmuz gecesi Manastır’da birleşti ve Manastır Fevkalade Kumandanı olarak görevli bulunan Müşir Fevzi Paşa’yı dağa kaldırdı.
23 Temmuz günü Manastır’da Meşrutiyet yönetimi İttihat ve Terakki tarafından ilan edildi. Durum, Yıldız Sarayı'na telgraflarla bildirildi. 23 Temmuz’u 24 Temmuz’a bağlayan gece Kanuni Esasi’nin yürürlüğe konmasına karar verildi.
8 Ağustos 1909'da Kanûn-î Esasî üzerinde yapılan bir dizi radikal değişiklikle padişahın yetkileri "sembolik" bir düzeye indirildi.
Artık vekiller heyeti meclise karşı sorumluydu. Meclisten güvenoyu alamayan vekillerin ve hükümetin görevi sona eriyordu. Meclis başkanını padişah değil, meclis kendisi seçiyordu. Padişaha meclisi kapatma yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetki koşullara bağlamış ve üç ay içinde yeni seçimlerin yapılması zorunlu hale getirilmişti
HARB YILLARI
1914 yılında Osmanlı Devleti’ni parçalamak isteyen emperyalist güçler 1914 yılında saldırıya geçti. Osmanlı devleti yenilir ve Mondros ateşkes antlaşmasını imzaladı (30 Ekim 1918). Toprakların büyük kısmı işgale uğradı.
19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktı. Amacının
ne olduğunu Büyük Nutuk’ta şöyle anlatıyor: “Efendiler, bu durum
karşısında bir tek karar vardı. O da milli hâkimiyete dayanan, kayıtsız
şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak!”