MEDYANIN AYŞE HANIMI
Birkaç sene önceydi, muayene odama dizlerinde oldukça fazla
ağrısı olan yaşlıca bir kadın hasta geldi. Muayene ve değerlendirmeden sonra,
ağrılarının geçmesi için dizlerinden ameliyat olması gerektiğini söyledim.
Yaşlı kadın, “Şimdi mevsim kış, yaz gelsin, bizim komşu Ayşe hanım var, o dedi
ki, meşe yaprağını kaynat suyunu iç, kaynamış yaprağı da dizine sar, ağrın
filan kalmaz. Ben yazı bekleyeceğim, Ayşe hanımın dediğini yapıp da ağrım
geçmezse tekrar gelirim” dedi.
Ne zaman gazetelerde ve televizyonlarda Canan Karatay ile
ilgili bir haber görsem veya duysam aklıma hep bu bizim hasta ve onun çok
güvendiği Ayşe Hanım gelir.
Ayşe Hanım ile Canan Karatay’ın arasındaki tek fark,
Karatay’ın tıp Fakültesini bitirmiş olmasıdır. Karatay fakültede öğrendikleri
bazı bilgileri ve terimleri konuşmalarının arasına sokuşturup sözlerine
inanılmasını sağlıyor. Ayşe Hanım’ın bu şansı yok.
Ayşe Hanımın sağlık konusundaki önerileri bilimsel gerçeklere ve kanıtlara ne kadar
dayanıyorsa, Karatay’ın ki de o kadar dayanıyor. Çoğu uydurma ve palavra.
Her ne hikmetse Karatay’ın her sözü her tavsiyesi mutlak
doğruymuş gibi bizim medya tarafından halka ulaştırılıyor. Benim hastanın Ayşe
Hanımı varsa, bizim medyanın da Canan Hanımı var.. Onun için ben Canan Karatay’a ‘Medya’nın Ayşe Hanımı’ diyorum. Siz
‘Medya’nın Canan Hanımı’ da diyebilirsiniz.
Bu yazıyı doktorluk anlayışımın bir gereği olarak kaleme aldım.
Bir yalancının halkın sağlığı ile oynamasına sessiz kalamazdım.
CANAN HANIMIN PALAVRALARI
İşte size Medyanın Ayşe Hanımının Bilimsellikten uzak, insan
sağlığı ile oynayan önerilerinden bazıları:
“İstediğimiz kadar kurban kavurması yapılabilir, ızgarası
yapılabilir. Kuyruk yağı içilebilir en doğal, en sağlıklı şeydir.”
“Virüsten neden korkuyorsunuz ki? Virüslerden korkmayın. C
vitamini yüksek doz virüsleri öldürür. İlaca gerek yok, virüsleri ilaçlar
öldürmez.”
“Virüsler asitli ortamları severler ve asitte çoğalırlar.
Dolayısıyla vücudun asitli olmaması lazım. Alkali ortamda virüsler ölür,
yaşamaz.”
“Meyvelerden alınan şeker olan früktoz da tehlikeli. O
nedenle meyve yemek de sağlıklı değil.”
“Dost bakteriler vücudumuzda ‘seratonin’ adı verilen
mutluluk hormonunu bağırsaklarda üretiyor. Yani mutluluğumuz bağırsaklarımızda!
Bağırsaklarda üretilen seratonin beynimize gidiyor ve o şekilde kullanılıyor.
Yeni nesil antidepresanlar beyinde seratoninin azalmaması ve tekrar
kullanılması için veriliyor. Az olan şey bitse ne olur, bitmese ne olur?
Seratoninin bitmemesi lazım, onu da üreten bağırsaklarımız…”
” Ev yoğurdu, ev turşusu, sirke, tarhana, kelle paça ve
dahası… Bunlarda canlı bakteri var ve hepsi doğal probiyotik.”
“İşlenmiş tüm yemeklere karşı olduğunu belirten Canan
Karatay, yulafın tiroidi bozduğunu ve kilo aldırdığını ifade etti.
“Zeytin ve yağı kanser, mide ve bağırsak rahatsızlıklarının
yanı sıra birçok hastalığın da şifasıdır. Soğuk sıkım zeytinyağı bol bol
tüketilirse, kilo almazsınız. Zeytinyağı karaciğer yağını yok eder. Yapılan
çalışmalar göstermiştir ki, zeytinyağı kanser hücrelerini yok ediyor.
Zeytinyağı eklem ağrılarını yok ediyor, baş ağrılarını yok ediyor, cildi
yumuşatıp kadife benzeri yapıyor."
“Zeytin, yüksek oranda kalsiyum içerir. Kalsiyum kemiklerin
yapı taşıdır. Bitkisel yağ olan zeytinyağı kemikleri güçlendirir ve korur.
Zeytinyağı mineral bakımından da zengindir onun bu etkisi kemiklerin
güçlenmesine katkı sağlar.”
“Zeytinyağı, kan şekeri seviyesini düşürür. Diyabet
hastaları için insülin görevi görür ve sorunlara pozitif etki sağlar.”
"Veganlar kısa ömürlüdür. Veganlar yalnız tahıl yiyor
tavşan ve koyun gibi. Veganlık hastalıktır"
"Aşıların içinde alüminyum var. Alüminyum Alzheimer
nedenidir. Aşı vurulmaya gerek yok. Bunun yerine D vitamini kullanımı çok
önemlidir.
“Sık sık yemek yemek ve deli gibi danalar gibi koşmak da
insülin direncini yükseltir. Bize senelerce yumurtanın sarısını yedirmediler. O
yüzden hepimiz aptallaştık.”
“Vitamini dışarıdan almak tamamen ticari. D vitamini köy
tereyağında ve sakatatlarda da var.”
''Kolesterol en
yüksek antioksidandır. Vücutta bir bozukluk olduğu zaman kolesterol vücuttaki
yangını söndürmek için yükselir. Kolesterol ilacı kullanmak demek, bu yangını
söndürmeye barikat kurmak demektir"
“Bir meyve yersen 5
kilometre koş ki toksik etkisini vücuttan atabilesin.”
"Şimdi gebelere şeker yüklemesi yapıyorlar. Karaciğer
yağlanmasına, alzaymıra, obeziteye neden oluyor. Bu yasaklanmalıdır. Zavallı
kadınlara bu yüklenir mi?"
“Gut hastalığı şeker zehirlenmesinin belirtisidir, sebebi
kırmızı et değildir. Meyve suyu ve fruktoz gut hastalığının nedenidir. Taze
sıkılmış dahi olsa meyve suyu içilmeyecek.”
“Rafine tuzlardan da uzak duracağız. Bu sofra tuzları, rengi
açılsın diye içine kimyasallar eklenmiş, akışkan olsun diye alüminyum eklenmiş
tuzlardır. Kristal kaya tuzu rafine olmamıştır. Kristal olarak kullanılır.
Sağlık kaynağıdır, saftır, mineral topluluğudur. Kristal kaya tuzu ömrü uzatır.
Bu tuzu suya katıp sabah akşam gargara yapın, hastalanmazsınız."
Bir insan vücudunun 24 saat içinde yalnızca 5 gram şekere
ihtiyaç duyduğunu söyleyen Karatay, bunun fazlasının kanser hücrelerini
beslediğine vurgu yaptı.
Soğuk sıkım zeytinyağının ana sütünden farkı yoktur. Yağ
değildir, zeytin meyvesinin suyudur ve yetişkinlerin ana sütüdür. Zeytin
altındır, zeytinyağı altın suyudur."
“Ekmek en tatlı
zehirdir. Beyni uyuşturur, vücuttaki trigliseriti yükseltir.”
“Rafine unlarda aminopeptin şekeri bulunur, insan metabolizmasında
bunu hazmedecek enzim yok.”
"'Ekmek kutsal
değil mi, yemeyecek miyiz?' diyorlar. Yemeyeceksiniz kardeşim. Ekmek
yenmeyecek."
"Meyve yenmeyecek, bitti. Merak etmeyin aç
kalmayacaksınız. Ben tüccar değilim, üretici değilim. Hekim ve sağlıkçı olarak
konuşuyorum. Meyve şekeri de çocukların karaciğerini yağlandırır.”
"Turp yerseniz turp gibi olursunuz. Doğal
probiyotiktir, ömrü uzatır."
”Kavurmayı yağı ile beraber yemelisiniz. Kuyruk yağı ile
birlikte yenmeli. O zaman dinç olur, dağlara çıkar inersiniz.”
“Şifa kaynağı olan bal, kalbi kuvvetlendirir. Şeker ve
tatlandırıcı yerine kullanılabilen bal sıcakla etkisini kaybettiğinden ılık ya
da soğuk besinlerde kullanılmalı.”
“Zeytinyağı eklem ağrılarını gideriyor, baş ağrılarını
gideriyor, cildi yumuşatıp kadife gibi yapıyor." ifadelerini kullandı.”
“Kelle paça o kadar süperdir ki bizim gibi bütün yaşlıların
ağrılarını giderir. Diz ağrısı, kalça ağrısı, bel ağrısı. Kışın hastalıkları
önler. Corona virüsü önler. Corona virüsü ve diğer, bütün virüsler aynıdır
zaten. Farklı bir virüs değil. Mangalda kül bırakmıyorlar ama vücudumuzun
bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman hiçbir virüs hastalandırmaz sizi. Onun
için sabah akşam kelle paçayı yemeyi ihmal etmeyiniz"