ATATÜRK BOLİVAR MADURO
Atatürk ve Bolivar, emperyalizme karşı mücadele etmiş iki
büyük lider. Her ikisi de sadece kendi
halklarını emperyalist güçlere karşı savunmamış, diğer mazlum milletler içinde
savaşmış ve örnek olmuştur.
Bolivar, günümüzde Kolombiya, Venezuela, Ekvador, Peru,
Panama ve Bolivya olarak bilinen ülkelerin İspanyol İmparatorluğu'ndan
bağımsızlıklarını kazanmalarına öncülük etmiş Venezuelalı askeri ve siyasi
liderdir.
Bolivar, Venezuela doğumludur
ama Kolombiya, Ekvador, Peru ve Bolivya için daha doğrusu tüm Güney Amerika’nın
bağımsızlığı için savaşmıştır.
Atatürk’ün batılı güçlere karşı verdiği mücadele tüm doğulu
mazlum milletler içindir. Onun şu sözlerine dikkatinizi çekerim:
“... Türkiye'nin bugünkü mücadelesi yalnız kendi nam ve
hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi.” “...Türkiye
azim ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkü müdafaa ettiği, bütün mazlum
milletlerin, bütün şarkın davasıdır ve bunu nihayete getirinceye kadar Türkiye,
kendisiyle beraber olan Şark milletlerinin beraber yürüyeceğinden emindir...”
Birisi “garpta”, diğeri “şarkta”; ikisinin de amacı
zalimlere karşı mazlumların haklarını kurumak, yani “Müdafaa-i Hukuk”.
MADURO’NUN ZİYERETİ
Bolivar’ın ülkesinin devlet başkanı olan Maduro ülkemizi bir
süre önce ziyaret etmişti. Daha gelmeden 23 Ağustos'ta, Ulusal Kanal'ın
sorusunu yanıtlayan Maduro, "Mustafa
Kemal Atatürk'ün Cumhuriyetçi geleneğine selam olsun" demişti.
Ziyareti sırasında, dünyada bir tek Amerika bulunmadığını,
kendisinin "başkaldıran, özgürlüğü için mücadele eden diğer
Amerika'dan" geldiğini vurgulayan Maduro, 21'inci yüzyılın çeşitli
zorluklar barındırdığına dikkati çekerek, daha önceki iki yüzyılda yaşanan
savaşlarda köleliğe, ırkçılığa ve sömürgeciliğe baş kaldırıldığını söylemişti.
Maduro, "Biz Bolivarcı Venezuelalılar şuna eminiz;
21'inci yüzyılda artık imparatorluk hegemonyasına bağlı yaşayan ülkeler dünyadan
silinecek." ifadesini kullanmıştı.
Maduro’nın özellikle şu ifadesine dikkatinizi çekmek
isterim:
"Bu anlamda
medeniyet yolunda büyük bir diyalog çağrısı yapıyoruz. Dünya iş birliğine, barışa
ve eşitliğe dayanan bir denge üzerinde yeni güç odaklarının ve kutuplarının
doğacağını, böylece dünyanın yeni bir dengeye kavuşacağını düşünüyorum. Bu
dünya için mücadele edilmeli. O yüzden Türkiye'ye geldik çünkü Türkiye'ye
inanıyoruz. Yeni bir gücün doğduğunu biliyoruz. Tarihine ve kültürüne
inanıyoruz. Daha da yaklaşalım,
birbirimizi daha iyi tanıyalım, saygı duyalım ve bu yeni dünya için temelleri
atmaya başlayalım diye dostluk kollarımızı size uzatıyoruz."
ATATÜRK İLE PARELELLİK
Lütfen Maduro’nun bu tespitlerini ve tahminlerini Atatürk’ün
şu söylemleri ile karşılaştırın:
“...Şarktan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün günün
ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün şark milletlerinin de uyanışlarını
öyle görüyorum. İstiklâl ve hürriyetine kavuşacak olan çok kardeş millet
vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih
olacaktır. Bu milletler bütün güçlüklere ve manilere rağmen, muzaffer olacaklar
ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır...”
“... müstemlekecilik
ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir
renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim
olacaktır...”
”…insanlığa müteveccih fikir hareketi erer geç muvaffak olacaktır. Bütün mazlum milletler, zalimleri bir gün mahv ve nabût edecektir. O
zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine
yakışan bir halet-i İçtimaiyeye kavuşacaktır. Bizim milletimiz o zaman bu
gayeye vasıl olan milletler arasında tekaddümüyle cidden iftihar edecektir…”
Maduro ve Atatürk,
ikisinin de söylemleri, tahminleri, dilekleri aynı. Sadece bunlar değil, amaç aynı, mücadele
edilen düşman aynı.
Selam olsun yeni dünyaya ve bu dünyanın kurulması için
yüzyıllardır mücadele eden tüm devrimcilere…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder