Türk Milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını ‘ilelebet
payidar kalacaktır’ inancı içinde kutluyorum.
CUMHURİYETİN İLÂNI
30 Ağustos 1922’de zafer kazanıldı. 24 Temmuz 1923’de Lozan
Antlaşması imzalandı.
28 Ekim 1923’de Atatürk yakın arkadaşlarını topladı ve "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilân
edeceğiz!" "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir. Bunu
Anayasa'mıza yarınki Meclis toplantısında koyduracağız” dedi.
Gerisini Mustafa Kemal’in ağzından öğrenelim:
“O gece birlikte olduğumuz arkadaşlar erkenden ayrıldılar.
Yalnız İsmet Paşa Çankaya’da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir
kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli
Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde
değiştirmiştim:
Birinci maddenin sonuna “Türkiye
Devleti’nin hükûmet şekli Cumhuriyettir” cümlesini ekledim.
Üçüncü maddeyi şu yolda değiştirdim: “Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis,
hükûmetin ayrıldığı idare kollarını Bakanlar vasıtasıyla yönetir.”
Ertesi gün Atatürk’ün hazırladığı önerge meclise sunulur ve
şiddetli alkışlar ve “Yaşasın
Cumhuriyet” nidaları arasında oy birliği ile kabul edilir. Önerge kabul
edildikten sonra Mustafa Kemal gene oy birliği ile cumhurbaşkanlığına seçilir
ve kürsüye gelerek bir konuşma yapar. Önce Meclis’e teşekkür eder ve sonra
özetle şöyle der:
“Efendiler, asırlardan beri Doğuda haksızlığa ve zulme
uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek
kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.”
“Son yıllarda milletimizin fiilî olarak gösterdiği
kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil
ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek
güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükumetin
yeni adıyla, medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye
Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere lâyık olduğunu eserleriyle
ispat edecektir.”
“…Efendiler, bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son
dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini
gösterecektir. Bendeniz, kazandığım çok önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı
arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce hey’etinizin şahsıma karşı
gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı’nın
yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde
yapabileceğimi ümit ediyorum.”
2 Şubat 1925'te, Hariciye Vekaleti'nce (Dışişleri Bakanlığı)
düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim'in bayram olması önerildi. Bu teklif
Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan'da karara
bağlanmıştır. 19 Nisan'da ise teklif TBMM tarafından kabul edildi. 628 sayılı
bu kanun ile 29 Ekim, 1925'ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde
bayram olarak kutlanmaya başladı; ebediyen de kutlanacak.
CUMHURİYET’İN TEMELLERİ
Cumhuriyet, emperyalizme, onun yerli işbirlikçilerine,
saltanatçılara, hilafetçilere, gerici softalara, toprak ağalarına, batıcılara,
bölücülere karşı verilen bir mücadele sonucu kuruldu ve yaşıyor.
Mustafa Kemal ve arkadaşları
Cumhuriyeti üç ‘Misak-ı Milli’ üzerine devleti kurdu:
Siyasi: Vatan bütünlüğü, milli
birlik, millet egemenliği, tam bağımsızlık, milli savunma, laik devlet;
Ekonomik: Tam bağımsızlık,
devletçilik, halkçılık, üretime dayalı ekonomi;
Eğitim ve Kültür: Milli eğitim,
eğitimin tekliği, milli kültür, bilime dayalı aydınlanma, laiklik.
SONUÇ
Vatan işgalden kurtarıldı.
Millet, kaderini kendi eline
aldı.
Ülke tam bağımsız oldu.
İnsanlar kul, reaya, köle
olmaktan çıktı; başı dik, özgür, kanun önünde eşit kişiler oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder