28 Ekim 2026 Çarşamba

 

Türk Milletinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını ‘ilelebet payidar kalacaktır’ inancı içinde kutluyorum.

CUMHURİYETİN İLÂNI

30 Ağustos 1922’de zafer kazanıldı. 24 Temmuz 1923’de Lozan Antlaşması imzalandı.

28 Ekim 1923’de Atatürk yakın arkadaşlarını topladı ve "Efendiler, yarın Cumhuriyet'i ilân edeceğiz!" "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyet'tir. Bunu Anayasa'mıza yarınki Meclis toplantısında koyduracağız” dedi. 

Gerisini Mustafa Kemal’in ağzından öğrenelim:

“O gece birlikte olduğumuz arkadaşlar erkenden ayrıldılar. Yalnız İsmet Paşa Çankaya’da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde değiştirmiştim:

Birinci maddenin sonuna “Türkiye Devleti’nin hükûmet şekli Cumhuriyettir” cümlesini ekledim.

Üçüncü maddeyi şu yolda değiştirdim: “Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, hükûmetin ayrıldığı idare kollarını Bakanlar vasıtasıyla yönetir.”

Ertesi gün Atatürk’ün hazırladığı önerge meclise sunulur ve şiddetli alkışlar ve “Yaşasın Cumhuriyet” nidaları arasında oy birliği ile kabul edilir. Önerge kabul edildikten sonra Mustafa Kemal gene oy birliği ile cumhurbaşkanlığına seçilir ve kürsüye gelerek bir konuşma yapar. Önce Meclis’e teşekkür eder ve sonra özetle şöyle der:

“Efendiler, asırlardan beri Doğuda haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.”

“Son yıllarda milletimizin fiilî olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükumetin yeni adıyla, medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.”

“…Efendiler, bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz, kazandığım çok önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce hey’etinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı’nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.”

2 Şubat 1925'te, Hariciye Vekaleti'nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim'in bayram olması önerildi. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan'da karara bağlanmıştır. 19 Nisan'da ise teklif TBMM tarafından kabul edildi. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925'ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başladı; ebediyen de kutlanacak.

CUMHURİYET’İN TEMELLERİ

Cumhuriyet, emperyalizme, onun yerli işbirlikçilerine, saltanatçılara, hilafetçilere, gerici softalara, toprak ağalarına, batıcılara, bölücülere karşı verilen bir mücadele sonucu kuruldu ve yaşıyor.

Mustafa Kemal ve arkadaşları Cumhuriyeti üç ‘Misak-ı Milli’ üzerine devleti kurdu:

Siyasi: Vatan bütünlüğü, milli birlik, millet egemenliği, tam bağımsızlık, milli savunma, laik devlet;

Ekonomik: Tam bağımsızlık, devletçilik, halkçılık, üretime dayalı ekonomi;

Eğitim ve Kültür: Milli eğitim, eğitimin tekliği, milli kültür, bilime dayalı aydınlanma, laiklik.

SONUÇ

Vatan işgalden kurtarıldı.

Millet, kaderini kendi eline aldı.

Ülke tam bağımsız oldu.

İnsanlar kul, reaya, köle olmaktan çıktı; başı dik, özgür, kanun önünde eşit kişiler oldu.

Hiç yorum yok: