30 Aralık 2025 Salı

 

2025’in özeti

2025 denince aklıma;

Yakılmış, yıkılmış harabeye dönmüş Gazze geliyor;

Soykırım boyutuna ulaşmış katliamlar geliyor;

Kolu bacağı, eli, ayağı kopmuş insanlar geliyor;

Kardeşinin cenazesinin başında gözyaşları akıtan çocuklar geliyor;

Çocuklarının enkaz altından çıkardığı ölü bedenlerine sarılıp ağlayan babalar, analar geliyor;

Çadır niyetine kullanılan ve rüzgârda havalara uçan bez parçaları geliyor;

Açlıktan benzi solmuş, bedeni iskelete dönmüş çocuklar geliyor

Ve kendi kendime diyorum ki, Batı medeniyeti dedikleri işte tam da bu:

Bir yanda zalimler, diğer yanda mazlumlar;

Bir yanda açlar, diğer yanda toklar;

Bir yanda yoksullar, diğer yanda zenginler;

Bir yanda silahlanma için harcanan milyarlar, diğer yanda yiyecek bulamayıp açlıktan ölen canlar;

Eğer 2026 da böyle olacaksa, “Batsın bu dünya”.

2025’in özeti: Katliam, acı, kan, gözyaşı, zulüm, sömürü, sürgün…

2026 yılı için dileklerim:

“Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan

Halka müderris olsa hakikatte âsîdür”

“Ben gelmedim dâvi için

Benim işim sevi için

Dostum evi gönüllerdir.

Gönüller yapmağa geldim”

“Yunus Emre der: Hoca

Gerekse var bin hacca,

Hepisinden iyice

Bir gönüle girmektir.” 

“Yol odur ki doğru vara

“Göz odur ki Hakk'ı göre

Er odur alçakta dura

Yüceden bakan göz değil”

2026’da yetmiş iki milleti bir tutan ve gönül yapanların egemen olduğu bir dünya olsun diliyorum.

“Kurana bak İncil’e bak
Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası

Şu alemi yaratan bir
Odur külli şeye Kadir
Alevi Sünnilik nedir
Menfaattir varvarası

Veysel sapma sağa sola
Sen Allahtan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava insanlık davası…”

Diyen ve ırk, renk, din ayırımı yapmadan tüm varlıkları tek kabul eden Veysellerin dünyayı kaplamasını diliyorum.

Düşmanlıkların yerini dostlukların almasını;

İnsanların “ben-sen” anlayışından kurtulup biz anlayışına varmasını;

Dünyamızın Nesimi’nin aşağıda tarif ettiği gibi, ‘Gülün gülle tartıldığı’ bir diyara dönüşmesini diliyorum.

Kurusu gül, yaşı güldür
Toprağı gül, taşı güldür
Girdim şahın bahçesine,
Cümlesi aşı güldür gül

Asmasında gül dalları,
Kovanında gül balları
Ağacında gül hâlleri,
Servi pınarı güldür gül

Gül alırlar gül satarlar
Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Ve son olarak,

Atatürk’ün şu ileriye dönük tahmin ve temennisinin bir an önce gerçekleşmesini diliyorum:

“... müstemlekecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hakim olacaktır” “Bütün mazlum milletler, zalimleri bir gün mahv ve nabût edecektir. O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine yakışan bir halet-i İçtimaiyeye kavuşacaktır”

Paranın ekonomik, siyasi ve askeri güç olduğu bir dünyada galiba ben olmayacak duaya amin diyorum. Öncelikle paranın bu gücünü azaltmak lazım. Umarım 2026 bunun başlangıç yılı olur.

Hiç yorum yok: